11 Mayıs 2010 Salı

Başladım

Resim yok,
Yazı yok,
Bu ara sadece iş var hayatımda :)
Evet yeni bir işe başladım. Çok yoğun, çok hareketli başladım.
Bolca seyahat ettim.
Uzun zamandır ne gazete okudum, ne blog takip ettim, ne de tv izledim, değişik bir döngüdeyim ama mutluyum :)
Şans dileyin, her şey güzel olacak ;)

16 Nisan 2010 Cuma

Her Şey Çok Güzel Olacak


Yeni bir karar

Yeni bir başlangıç

Yeni bir ...


Coming soon :)


6 Nisan 2010 Salı

Bir Dilek

Şu karamsarlığım ve kararsızlığım bi geçsin, her gün yazı yazacağım :)

29 Mart 2010 Pazartesi

Bir Başlangıç

Sadece uyumak istiyorum !
Bu aralar öyle yoğunum ki, hafta içi iş yetmezmiş gibi hafta sonu da kursa başladım. Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde. Ankaralılar bilirler, Ankara'nın böyle bir yere çoktan ihtiyacı vardı, neyse ki Panora'da buna bir çözüm bulundu. Eski TRT spikerlerinden Mehpare Çelik'ten iletişim dersleri almaya başladım, ilk 5 hafta diksiyon eğitimi var. Diksiyon eğitimi dediğimde annem dahil çevremdekiler şaşırdı, hayırdır bizim kızın konuşmasında bir sorun mu var diye herhalde :) İş için sunumlarda bulunduğumdan dolayı daha düzgün olsun istedim konuşmam, hem kimbilir belki ilerde kendi Tv programımı hazırlayıp sunarsam siz sevgili izleyicilerime bir hata yapmamış olurum dedim :) Kendimi güzel ve çok doğru konuşuyor sanıyormuşum meğer, Edebiyat derslerim hep iyiydi, ÖSS sınavında Türkçe'deki tüm sorulara doğru yanıt verip rekor kırmıştım :) ama kursta hep kulaktan duyma bilgilerle bazı kelimeleri yanlış vurguladığımızı öğrendim, mesela ;
  • kendi kendine (biz açık e'li konuşmaya alışmışız, bunu bir de kapalı e'li söylemeye çalışın, kedi der gibi mesela, komik geliyor başlarda biraz :)

  • Handan (ne var bunda demeyin, eski Türk filmi edasında söylemek gerekiyormuş, ilk a'nın üzerinde inceltme var gibi okuyacağız, aynı şekilde Adnan'da öyle )

  • Elçin (bu da kapalı e, "elimiz" derken kullandığımız e gibi, büyükelçi derken de kapalı e)

  • inkılap (yine a'nın üzerinde inceltme var, ben direk lap diye okuyormuşum:)

Daha ünlüleri yeni bitirdik, bu hafta ünsüzler var, sonra şiir okumalara geçeceğiz. Bu arada düzgün de yazmaya çalışıyorum, çünkü hocamıza blog adreslerimizi de verdik, es kaza okumaya kalkarsa neler neler söyler tahmin edebiliyorum :)

MSM'de daha pek çok değişik aktivite var, tiyatro kursu, actor studio, konservatuar, modern dans...Detaylara buradan bakabilirsiniz.

25 Mart 2010 Perşembe

Bi Film: Romantik Komedi


İzledim, beğendim, güldüm :)

Güzel dansetmişti Sinem Kobal ;)

Bir tek burda şık giyinmişlerdi oysa filmin fragmanından Sex and the City tarzında bir şey çıkacak sanmıştım. Burcu Kara'nın rolü hiç yok gibiydi, iyi ki de yoktu :)


Gürgen Öz ne manyak adam :)

23 Mart 2010 Salı

Bi Kitap: Kayıp Gül


Uzun zamandır beklettiğim birkaç kitap vardı. Nihayet aralarından birini tamamlayabildim. Bu aralar hep 2 kitabı bir arada okumaya çalışıyorum, biri klasik roman tarzında oluyor, diğeri daha psikoloji, sosyoloji ya da kişisel gelişimi içeren kitaplar. Tabi biraz ağır ilerliyorum bu durumda bir de ofiste duran işimle ilgili gelişim kitaplarım var, yani daha okunacak bi dolu kitabım var ve her ay yenileri ekleniyor ama ben yetişemiyorum!!! Bu arada http://www.kitapyurdu.com a teşekkürlerimi sunuyorum, hem kitapların fiyatı daha uygun, hem de doğum günlerinde ücretsiz kargosu var ;)

Kayıp Gül ince bir kitap olmasından dolayı sanırım diğerlerine fark atarak okunmasını tamamladı geçen haftasonu itibariyle :) Kitabın tanıtımları ve röportajları o kadar yaygındı ki, benimde bir fikrim olsun istedim ama hayal kırıklığına uğradım açıkçası. Kitabın üzerinde Türklerin Küçük Prens'i yazıyordu, Küçük Prens ve Simyacı'yı sevenler buna da bayılacak gibi yazılar vardı, bunlara aldandım sanırım, bir kere o kitapların yanından bile geçemez bence, olmayan edebiyat bilgimle eleştiri yapmak haddim değil tabi ki ama kitapta sadece çok iyi bir marketing yapılmış, o kadar. Elif Şafak'ın Aşk'ı tanıtması gibi, nereyi açsanız karşınıza çıkıyor...Ama yine de güzel duygular bırakan bir kitap...

20 Mart 2010 Cumartesi

T.G.I.S.

Cumartesileri çalışmak, bir de üstüne hasta olmak ne kötü :(